|
|
March 18
SENİİİİ ÇOOKKKK ÖZLEDİİİİMMMM
bir el uzandı hayatıma senden sonra..nereye gidersem gideyim ardıma dolanan bir takip…baktığım her yıldız da kayan bir dilek….içtiğim hayatta bir yudum su….neydi seni bana bağlıyan_? beni sana iliştiren kader_?ödenmemiş borç değildi gidişlerin sonrasında..hesapsızca sorguladığım gerçeklerden sıyrılıp gelen en sade düş gibi değiyorsun her anıma..ve onca körelmişliğimden arındırdığım tek sevgimsin hayatta……… 
tek doyumsuzluğum beklide koşar gibi geçtiğim hayattan sana..ayaküstü yaşamadığım tek roman..hiç okuyamadığımın sonunda takılı kalmış bir zaman…unutulmayan ama varlığı uzakta bir yerde , bir köşede…. ve usanmadan kalemime düşen tek hecesin…… yükleyemediğim binlerce renginden başka şekline sokmaya çalıştığım birkaç satır kırmızılık yine cümleler.. en değerli hazine gibi sakladığım sandık içlerine seni….tül perde misali örttüm üzerini…. bilirsin saklıyamam ne seni , ne de senli günleri… ve biliyor musun …… ÇOOOKKK ÖZLEDİM SENİİİİİİİİİ…..
SON NEFESİM
her zaman imkansizlari istedigimi biliyorum. biliyorum da yine de vazgecemiyorum. önce hangisinden baslasam bilmiyorum. sensizligimden mi, yalnizligimdan mi, yoksa bugulu gözlerimden mi? hep kolay gibi gelirdi yalnizlik, tatmamistim ki! hep kolay gibi gelirdi unutmak, asık olmamistim ki! oysa sen son nefesim.   oysa sen öyle acimasiz ögrettin ki bunlari... oysa sen öyle yalniz biraktin ki.... önce gözlerin gecti gözlerimden cigliklarla dolu o yolda. sonra ellerin gitti ellerimden bir saniyelik kisa bir zamanda. sonra... sonrasi yok, sen gittin iste. ılk o gün kanadimin kirikligini hissettim ve o durmadan
  kanayan korkunc yarayi. nerde yikamali, nasil kurtulmali?... bir zamanlar beni cok sık arardin son nefesim. sesimi duyunca rahatladigini söylerdin. sonra... sonra birden sustun yeminli gibi. telefonum calmaz oldu. bataryasi artik on günde anca bitiyor. su koca kalabaligin icinde öyle yalniz, oyle sensizim ki; hicbir kelime anlatmaya yetmiyor. odam sensiz sessiz. odam sensiz soguk. odama günes vurmuyor. odama huzun hakim. odama kasvet... iste!... imkansiz mi, al iste... beni sevmen imkansiz. seni sevdigim gibi sevmen, deli gibi özlemen imkansiz iste...    sensiz olmuyormus son nefesim. sensiz olmuyormus bu hayat. sensiz olmuyormus bu nefes. anladim, ama biraz gec kaldim. önceleri dedim ya, önceleri bicak saplanmiyordu sirtima. önceleri serseri kursunlar mayalamiyordu gecelerimi. önceleri öyleydi... ve birde sonralari var ne yazik ki.. gözlerimde dans eden, ha akti ha akacak derken yagmur gibi inen yaslar var artik. gözlerimde sen, gözlerimde kan, gözlerimde hasret... yagmur ormanlarini aratmiyor gözlerim. gece cakan simsekler misali, sagnak  yagmur gibi gözlerim...    ve sen son nefesim. ve sen yine yoksun...


sen beni kimsenin sevmediği zamanlarda düşlüyorsun. gerçekten kalbinde değilim.benim aşkıma kapalı senin yüreğin.benim ki sadece karşılıksız,çıkarsız,sensiz ve sessiz yaşanan bir aşk...benim sevgim seni tüketmek değil seni yüceltmek için var.güzel birşeyler duymak istediğinde "merhaba" diyorsun ve her defasında vedasız ayrılıklarla gidiyorsun.kötü gün aşkınım ben senin.yalnızlığının limanıyım.gururumu parça parça bölüyorum.ve bir ` merhaba` nla siliyorum; unutuluşlarımı,terkedilişlerimi,gidişlerini...şimdi soruyorum sana: neyiz biz...? neyinim ben senin...? ben seni görmek için sınırlarımı zorlarken,senin umursamamandan,alaycı konuşmalarından,ya da senden vazgeçerim diye korkup önüme bir parça yem atmandan anlamalıydım...ben,hayatta hiç kimseye bu kadar sabırlı davranmamıştım,oysa ki; severdim özgürlüğümü,asi olmayı,bir bardak suda fırtınalar koparmayı,kimseye hesap vermemeyi...bir bunları severdim bir de seni sevdim...sevgilin değil sevdiğin olmayı istedim...ılk defa biri benden hesap sorsun istedim,bir açıklama beklesin...bu biraz açık değil mi ya da ` hayır bir yere gitmiyorsun,evde oturuyorsun` dan başka bir şeydi bu...beni sorgula,duygularımı sorgula istedim.olmadı...ne kadar da kolaydım senin için, ne kadar da zahmetsiz...tabi ki,bocalardın,emindin düzgün insan olduğumdan hayatında hiç karşına çıkmamış kadar düzgün...emindin seni çok sevdiğimden ve düşündüğümden...nedenleri,niyeleri merak etmedim hiç,inan etmedim...bu kadar sevgisizliğinde seni nasıl bu kadar sevdim,onu merak ettim...benim için ne düşündüğünü,beni nasıl gördüğünü,sendeki beni merak ettim...artık hayal kurmuyorum,şimdi tekrar başlasak da,yalnızlığı paylaşsak da sana gönlümü açabilir,gözüm kapalı güvenebilir miyim sanıyorsun?şimdi artık tek başımayım...hiç değilse hakkını veriyorum yalnızlığın...ıki kişilik kocaman bir boşluktansa sensizliği ve yalnızlığı tercih ediyorum ve emin ol şimdi daha mutluyum hemde çok...sevginin farklı farklı yollara sapan dönüm noktasına aldanmadan.seni sevmek seni sevmektir sevgilim.kimi zaman siyah beyaz,kimi zaman renkli,kimi zaman sıcak kimi zaman soğuk...ama biliyorum derinlerdeki gizli saklı köşeyi.o köşede sen varsın sevgilim,derinlerimde sen varsın.günün birinde gecenin gündüzü diri diri gömdüğü bir akşam üzeri buldum ben seni...öyle bir buldum ki,hiç kaybetmemek üzere...henüz ellerinin ellerime değmediği masum bir sevgi benimkisi...ruhunun ruhumu kucakladığı geçen her günün ateşine kömür attığı bir sevgi benimkisi...uzun bir zamandır tanrıma ettiğim duaların karşılığı bu sevgi...ruhumu yıkıp gidenlere inat yepyeni bir umut bu sevgi...bu sevgi sensin,bedenimi dirilten bu ılık rüzgar sensin,sabahımı getiren güneşimde sensin,geceyi aydınlatan ayımda...aldığım nefestede sen varsın,attığım adımda da...sen bensin sevgilim,yaşadığım her anda içimde var olan sensin...yemin ettim kendime,gitsen de kalsan da,sevsen de kızsan da sen sevdığımsin...
March 17

Bir demet acı var ellerimde.. Birde hüzün buseleri tenimde.. Kimden nereye olduğunu bilmediğim sonsuz bil yolculuk yüreğimde.. Tutsam diyorum acıları, tutsam.... Acıtmasa düşlerimi yalanlar.. Baharlar yenik düşmese kışlara.. Gitsem diyorum bilinmeyenlere, gitsem...
Yenik düştüğüm bir iki mısra ellerimde... Özlemler kanatıyor sevgili haddim olmayan özlemler... Gelsem diyorum ellerine, koşsam gelsem... yasak bir iki gercek gece gibi çöküyor günlerime.. Bir bakıyorum güneşler solmuş, bir bakıyorum bitmeyen gündüzler gece olmuş... sevsem diyorum umursamazcasına, sevsem.. Sevsem diyorum, sevemiyorum özgürce.. Sevdalarım hep bir yasağa mahkum, Gölgeler hareler gibi kararır yarınlarıma.. Sevsem diyemiyorum, sevmesemde... Sevmeler hep boğazıma düğümleniyor.... Gelemiyorum, gelmek istesemde...
Dağlar misali duygularım yenik düşüyor yağmur misali yağan gözyaşlarıma... Ağlama diyorum bazen, ya da gülmek.. Karar veremiyorum... gülsemde ağlıyorum.. Ağlasamda kanıyorum...
Bir iç çekiş gecelerde... bitse diyorum kararan geceler... şafak sökse... Bitse diyorum hüzünler, mutluluk gelse.. Ne şafak döküyor ne kara geceme güneş doğuyor..
Gel diyorum, sevdalım..  Gel artık Bak bir iki nefes kaldı tükeniyorum...
yasağım... Bitir artık bu yasağı... Tükenmeden ben... Gelsen diyorum... Çünkü artık ben nefes alamıyorum...
_________________ Bir bavuL doLusu cümLe var defterimde... Yara bandı tutmayacak kadar derin tümceLerim... ... Sen yoLLarına 29 harfLe acı dö$eyen bir $ahsa Yara değiLde Yar diyebiLir misin?
_________________________________ Yar/ın/sızım...
İnsandan dosttan uzakda Bu gece canım yalnız kalmak istiyor, Herkesden uzak, her sözden, gözden uzak…
Kimseyi istemiyorum şu beni hiç terk etmeyen yalnızlığımın yanına… Bu gece ve her gece sus pus olmak istiyorum…
Şu koskoca evrende, şu sonsuz karanlıkta attığım sessiz çığlıklara hiç bir kulak şahit olmasın… Uzaklara döndürüp gözbebeklerimi, boş düşüncelere dalıp, öylece kalmak…
Hiç konuşmadan, Hiç duymadan, Hiç görünmeden…
 Bu gece canım yalnız kalmak istiyor, Hiç bişey konuşmadan, insandan, dosttan uzak…
Beni seven herkesten saklanıp, kendi dünyamda, kendi düşlerimle kalmak istiyorum… Beni sevmeyen herkesin hayatından kaybolup, onları kendi dünyalarına bırakıp, öylece uzaklaşmak istiyorum…
Konuşmuyorum… Dilim lal… Düşlerim tutuk… Bir ben, bir de yalnızlığım varız… Beni yüzüstü bırakmayan bir tek o… Bu gece ve her gece uzak durun benden, dokunmayın dünyama… Susun, n’olur susun… Rahat bırakın beni… Çare değilsiniz derdime…

böyle değildim sensizliği bilmezdim ben bu bu garip huylar senden yadigar Böyle değildim ben sensizliği bilmeden,
Bu garip huylar senden yadigar…
Bu garip halim, Bu tutarsızlığım, Bu zaman tutmazlığım, Bu hırçınlığım, Bu yalnızlığım…
Hepsi senden kaldı… Taşımak zorunda bıraktın bu yükü bana… Bu ben miyim?.. Değilim!
Ne varsa gönlümde sen aldın götürdün yar, Bu hüzün bana senden yadigar…
Ne bıraktın bana bu garip halden başka?.. Sen sadece canımı değil, koskoca Ben’i götürdün benden… Geride bıraktığın koyu karanlık bir hüzün…
Sonu gelmez… Bitmez… Tükenmez… Bir sen vardın bende, birde ben… Sen kendini aldın gittin… Ben kalırım sandım, oysa çoktan sana dolanmışım… Sürüklenip gittim, farketmeden çekip götürdün…
 İçimde ağlayan bir çocuk bıraktın yar, Bu acı bana senden yadigar… İşte kalan bu…
Ağlayan, sızlayan küçük bir çocuk… Ama bitti, artık gözyaşı birikmiyor gözpınarlarımda… Bu acı artık sadece yüreğimde ve gözlerimde değil… Bütün bedenimde… Tek bir yanım yok acıyan…
Baştan aşağıya acıyorum… Ama hissetmiyorum!!…
|
|
|
|